KAMUSAL ALAN ÇALIŞMALARINDA ÇEŞİTLİ SANATSAL ÜRETİMLER VE ÜZERİNDE OLUŞAN TARTIŞMALAR
- Şubat 25th, 2009
- Write comment
KAMUSAL ALAN ÇALIŞMALARINDA ÇEŞİTLİ SANATSAL ÜRETİMLER VE ÜZERİNDE OLUŞAN TARTIŞMALAR
Gelişen toplumları izlediğimizde Sanat piyasasından tutun, toplumu, kültürü, çağdaş serüvenleri bizden farklı olmaktadır. Sanat sürecini sindirmek düzgün bir kültürün oluşmasında en önemli ilkedir.
Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” demiştir.
Burada hangi teknolojik gelişme ve hangi zenginleşme olursa olsun bizim sanatla üretebileceğimiz. Medeniyet oluşumu var olamaz. En modern ülkelerde Sanatın önemi çok önceden anlaşılmıştır. Sanatsız bir toplumun var olamayacağı fikri artık yerleşmiştir. Gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz yegâne miras sanat kültürümüzdür. Leonardo denince akla İtalya gelir. Artık onlar tek bir anlam olmuşlardır. Ama Leonarda’sız bir İtalya Van Eyck’sız bir Almanya ya Picasso’suz bir Fıransa düşünülemez bile. Sanatçılar toplumların deniz fenerleridir. Onlar ışıklarını okyanuslara yayarlar. Burada özellikle plastik sanatçıların önemi çok fazladır.görsel nesne üreten sanatçıların üretimleri anadillerini bilmeyen uygarlıklarca dahi dünyanın herhangibir yerinde anlaşılabilir.
Türkiye de ki sanat piyasası gün Geçtikçe değişiyor ve gelişiyor. Her ilde plastik sanatlarının bir veya birkaçının dalıyla uğraşan veya bir şekilde sanatsal üretim yapan kişiler bulunmaktadır.
Ancak bu üreticilerin ve sanatçıların eserlerinde kamusal alan çalışmalarında bazıları gerçekten alana ve mekâna uyum problem çekmekte yada usta olmayan ellerden çıkmış olmakta. Bazen de henüz artistik yaratma tecrübesi kazanmamış üreticilerden ucuza ve alelacele yapılmış eserler ortaya konmaktadır.
Sanatsal çalışma, üretim yada her ne isimle olursa olsun üretilen bu nesneler meydanlara kapalı mekânlara işletmelere asılmakta, konmaktadır. Ne yazık ki sanat tüketen ve ona para aktaran bir toplum olmamızdan dolayı sanat ürünlerini almak istediğimizde dahi kültürümüz sanat eserlerindeki farkı kaliteyi görememekte ve kötü denebilecek çalışmalara dahi asılacak mekânlar oluşturmaktadır.
Orijinalinden kopya kültürü henüz gelişmemiş olan sanatseverlerimiz kötü baskılara yada kötü taklitlere çuval dolusu paralar ödemektedir. Sanat dan da çok anlayan bir çevrede vardır ki onlar sanatçılardan iyi işleri hep ucuza almaya çalışırlar. Onlar da sanatını iyi yapanları mağdur etmektedirler.
Sanatın Elit bir sosyolojik katmana hizmet ettiğini veya resmi tutumla yanaşık olarak yıllarca üretim yaptığını izliyoruz. Bu sanatsal çalışmalar bizim açlığımızı azda olsa bir miktar giderdi. Bu çalışmalar halen sanatsal çalışmalarımızda en büyük ağırlığı taşır. Bu tabiî ki olması gerekli olan bir olumlu gelişmedir. Ancak diğer unsurlarda mutlaka sanatsal eserlere ve sanatsal materyale karşı gerekli alakayı göstermelidirler. Tabiî ki bu iyi dileklerle olamamaktadır.
Sanat kültürü olmayan bir ulusun var olamayacağı gerçeğini henüz anlayamadık. Bunu çoğu sanat üreticisi ve dar sanat çevresi dışında pek bilen yok maalesef.
Ülkemizdeki durum ise plastik sanatlar açısından mükemmel değildir. Plastik sanatların gelişiminde toplumların olumlu ivmesi sanatı anlayan izleyen ve ona değer veren bir şekli olması önemlidir.
İşte bu göreli piyasa ve sanat ortamsızlığında ancak bu açlığı giderebilecek çalışmalarla kendimizi oyalıyoruz. Kötü ve hesapsız çalışmalar etrafımızı sarmış durumda.
Bu çalışmalar teknik yönden değerlendirildiğinde özellikle sanat üreten bir şehir olan İstanbul’da bu kadar ağır sancılar içinde değil. Ama orda dahi kozmopolit halk yapısı yada ekonomik şartlar yüzünden geleneksiz ve tekdüze bir plastik sanatlar piyasası oluştu.
Büyük Kentlerimizde bir sanatsal çalışmanın yapılması için kamusal bir alanda Büyük kentlerin mutlaka sanat danışma kurulları olmalı özel mülkler dışındaki tüm taşınmazlara, bir çalışma yapılacağında bir kurula veya sanat ortamı içinde bulunan sanatseverlere mutlaka katkıda bulunmalılar. Tabiî ki bu süreci uzatabilir ancak yinede kaliteli işlerle etrafımız sarılır. Kalitesiz işler bir süre sonra kişilere dahi keyif vermemektedir. Sonuçta bilinçsiz bir ürün aldıklarından ürünü ya söktürmekte Yada iade etmektedirler.
Yaşadığım yer olan Konya Kentinde ise durum daha da içler acısı diyebilirim. Mekanlar çoğu zaman ne olduğu belirsiz kötü çalışmalarla doldurulmuş. konuştuğum bir çok sanatsever bu durumdan şikayetçi.Bu çalışmalara iki yönden bakmak gerekir. Bunlardan birisini teknik yönden ikincisi ise konu yönünden ele aldım.
Teknik Yönden bu çalışmaların değerlendirilmesi:
Teknik yönden değerlendirilmesinde çalışmalarda gördüğüm en büyük aksaklık; malzeme konusunda yeteli bilgiye ve pratiğe sahip olunmamasıdır.(devam edecek)<script src=’http://www.photoshopmagazin.com/otantikresim/portfolyo/rastgele/pm.js’ type=’text/javascript’/>
