Uçurumlarına dalarak

Kırmızı rengiyle, kanatları sarsılmıştı

Zurnanın sesiyle rengi harardı.

Buz kadar ağırdı.

Bu gitmenin arkasından çıplak seslenmeler

Artık duymuyordu

Ah işitmezliği

Ah duyarsızlığı

Kaçmak ve bir daha hiç gelmemek istedi.

Ulaşılmaz bir çığlık gibi

Duymazlıktan geldi.

Ve aksine

Hiç durmadan gözlerinin içlerine baktı

Uçurumlarına dalarak

Kartallar gibi rüzgârın kucağına düşerek

dolarak

Kendi derinliklerini tepeden gözlüyordu

düşerek

Düşmek ve bir daha burada uyanmamak istedi

Hikmet Kıvılcım 2002